Twelve Monkeys

Böyle bir film vardı, Bruce Willis oynamıştı. Huzurunuzda itiraf ediyorum, ben bunu anlamamıştım.. Bulursam yeniden seyretmek istiyorum, o yüzden lütfen biliyorsanız sonunu söylemeyin.
 
Maymun demişken, aklımda kaç gündür avrupa birliği var. Düşünüyorum, özellikle araba kullanırken düşünürüm, insan vakit buluyor, avrupa bir mi, diye düşünüyorum. Alman başbakanı (şansölyesi) gibi muhtemelen fransızlarında yöneticileri yakında iş adamlarından bir heyetle Ankara’da soluğu alır gibi geliyor bana. Ne kadar çok türkler şunu yaptı, türkler bunu yaptı yaygarası yaparlarsa o kadar çok fayda koparacaklarının hesabıyla, birliğin kriter olarak koymadığını açıkladığı konuları bile gündemde tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Avrupa Parlementosunun raporu oylamasının hemen bir iki gün sonrasında, her ne kadar ermeni soykırımı konusu rapordan çıkartılsa da fransız cumhurbaşkanı bu konunun kriter olması gerektiğini açıklayabiliyor. Diğer taraftan türkiye’deki en büyük yabancı sermaye fransız şirketlerine ait. Zorlu bir denge..
 
Türkiye’nin AB’ye girmesine karşı olanların en yüksek olduğu iki ülke almanya ve avusturya; bu iki ülke aynı zamanda avrupada en çok türkün yaşadığı ülkeler. Bu da düşündürücü tabii.
 
Avrupa birliğine giden yolun türkiyeye fayda sağladığını düşünüyorum; bu konuda son ekodiyolog’a katılan bakan babacan’a katılmamak elde değil; ancak bakanın hala ekonomiyi müzakerelerden önde tutması da hükümet önceliklerinde avrupa birliğinin sırası konusunda tereddütler duymamak elde değil.
 
Bunlar benim neyime diyebilirsiniz tabii, ama günümüzde ekonomi, bu seviyedeki politik olaylara bu denli bağlıyken sadece şirketler için değil hane halkı için bile politik olayların etkisi büyük olmaktadır. Türkiyenin son yıllarda yakaladığı hızlı büyümenin sürdürülmesi, politik istikrar ile birlikte dış ticaretinin de dengeye oturtulmasını gerektiriyor. İstikrarın sağlanması açısından yabancı sermayenin kalıcı yatırımlar için ülkeye girmesinin siyasi ve iktisadi liberalizayson açısından faydalı olacağına inanıyorum. Karşılıklı güçlü ticari ilişkilerin yukarıdaki gibi düşmanca girişimleri de engelleyeceğini öngörmek hayalcilik olmayacaktır.
 
Uzun yıllardan sonra bir süredir düşük enflasyon, dar aralıkta hareket eden kur ortamında iş yapıyoruz. Düşük kur ortamı, bir çok anlaşması yabancı para birimleri cinsinden yapılan i-con’un gelirleri açısından olumsuz etkiler yapmış, düşük de olsa var olan enflasyonun etkisi ile artan giderlere karşılık gelirlerinin artmaması karını eritmiş de olsa, bu ekonomik istikrar ortamının türkiyeye sağlayacağı faydanın orta vadede mikro ekonomilere de etkisinin yansıyacağına inanıyorum. Bu yazdığım etkilerin bir çoğunun diğer bilişim şirketlerince de yaşandığını tahmin ediyorum; bilimsel yöntemlerle toplanmış sayılar olmasa da konuştuğum birçok bilişim yöneticisi buna benzer görüşler beyan ediyorlar. Günümüzün ekonomik ortamı sektörümüzü de güçlü bir şekilde etkiliyor. Düşük kar oranlarının sektörümüzün en büyük sorunu olduğunu düşünüyorum.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s