Epostayla röportaj ve yurdum medyası

Bayağı zaman oldu, nereden aklına geldi demeyin. bu haftasonu Hürriyet Pazar’da yayınlanan Ayşe Arman röportajının fotoraflarına bakarken aklıma bir kurt düştü. Bir sayfada baba ve iki çocuğunun yanında Arman, diğer sayfada aynı resim (ya da öyle duran başka bir resim..) ama Arman yok. Aklıma geçenlerdeki vakası geldi.
 
Ben safdilim, öyleyimdir gerçekten, genelde insanların doğruyu söylediğine inanırım, öncelikle bunu kabul ederim. Biri röportaj yaptım diye gazetede yayınlarsa da bunu normal bir röportaj zannederim, yoksa epostayla yolladığı soruların cevapları epostayla gelince, işte röportaj yaptım diye basılacağını düşünmezdim. Röportaj hadisesinin daha etkileşimli ve röportajcının yönlendirmesinde yürüdüğünü sanırdım, hatta öyle olması gerektiğine inanırdım, ki ikincisi değişmemekle beraber aslında okuduğumuzun düzmece ya da kurgu olduğunu anladım, sayelerinde aydınlandım.
 
Daha vahimi, kendisi bunu ifşa edince alkışlanıp, başka yayın organlarında da "vah vah" kabilinden yazılarla başka kimlerin de başına gelmiş hikayeleri çıkınca belli oldu ki, Türk medyasının alışılagelmiş röportaj tekniği görmeden duymadan basmaya dayalıdır. Bugün internette konuyu aradığımda olumsuz pek bir yazı da görmediğime göre kimseyi rahatsız eden bir durum yok.
 
Röportajlarını "yapmış" gibi yayınlayan yazarın en sık işlediği konulardan biri de aşk hayatıdır. (ör: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6807894.asp?yazarid=12) Merak ettim ister istemez, acaba her yazdığı bu kadar sahte mi yoksa kendi hayatı hakkında yazdıkları gerçek mi? Bu tabii başka bir noktayı ortaya çıkartıyor; bana ne Ayşe Arman’ın cinsel yaşamından, kocasından çocuğundan falan?!? Diyeceksiniz ki, okuma!!! Türkiye’nin en büyük gazetelerinden biri Hürriyet’in her pazar en az bir sayfasını işgal eden insan bunu yazıyorsa, okumasam bile maruz kalıyorum. Daha kötüsü okuduğum gazetenin ciddiyetini zedeliyor, sonuçta okuyanı var, seveni var, bu sebeple yayınlanan bu garabet, yurdun içinde kaldığı artık kanıksanmış magazin merakını her fırsatta burnuma sokuyor.
 
Bu haftasonu yapılan röportaj pek epostayla yapılmışa benzemiyor, en azından takip soruları var, konu belli bir akışla işlenmiş. Fotoraflardaki gariplik de bir tarafa gerçekten yüzyüze yapılmış izlenimi veriyor, ama nasıl ayırt edilir bunlar? Keşke Hürriyet yanlarına yazsa, tıpkı haber görümlü reklamlarda olduğu gibi, hangi röportaj gerçekten yapılmış, hangisi eposta ile gelmiş.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s