Cumartesi günü Hürriyet

Cumartesi günü Bakü’ye giderken yolda Hürriyet gazetesini okudum. Bloglug haber ve yazılarla dolu. Önemli olduğunu düşündüğüm üç konuda yazmak istiyorum.
 
Birincisi Ertuğrul Özkök’ün yazısından. Uluslararası Kriz "Grubunun Kuzey Irak Türkiyeye katılır" anlamına gelebilecek öngörülerini yorumladığı yazısında Özkök, Özal’ın bir öngörüsünü alıntılıyor, konjenktürün aksini gösterdiğini söylüyor ancak sözü Özal’ın beklentilerinin er ya da geç gerçekleşeceğine inancını ifade ederek tamamlıyor. Yani diyor ki, şimdi değil, ama yarın öbür gün sırası geldiğinde Türkiye’nin Nahcivan, Kuzey Irak ve Gürcistan ile esnek sınırlara ve ileri seviye ekonomik/siyasi işbirliğine dayanan ilişkileri olacak. Özal’ın tabiri "arka bahçe". Özkök fikri Ermenistan’ı da içine alacak şekilde genişletiyor. Benim tahminim de Gürcistan’ın mevcut bütünlüğünü koruyamayacağı ve parçalanacağı ancak parçalarının bir kısmının Türkiye ile ilişkilerini çok sıkı bağlarla geliştireceği yönünde.
 
Bütün bunların gerçekleşme olasılığı uzun vadede Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarına bağlı. Enerji ve güvenlik bu işbirliklerinin yapısını şekillendirir. Kilit Azeri/Ermeni ilişkilerindedir, ancak çözümünün yönünü kestirmek ve işbirliği haritasını nasıl etkileyeceğini tahmin etmek kolay değil. Ne olursa olsun, en az Orta Doğu kadar karışık bölgede (Türkler, Azeriler, Kürtler, Ermeniler, Gürcüler, Abazalar, Acemler, Şii ve Sünni Araplar, Türkmenler..) istikrarın adresi ne Rusya ne de İran olacaktır, ancak Türkiye olabilir.
 
Aynı günkü Hürriyet’te çıkan Zeynep Göğüş’ün yazısı ise dünyanın diğer ucundaki milliyetçi vahşetle ilgiliydi. Çin’i bölene kadar daha çok kan akacağından korktuğum bölgede görüyoruz ki insanlar etnik kökenlerinden dolayı zulüm görmekte. Göğüş yazısını tamamıyla katıldığım bir cümle ile bitiriyor: " Türk dilli toplulukların Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya kendilerini güvencede hissedip vatan seçtikleri tek ülke Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye olmaya devam ediyor."
 
Yukarıdaki konu ile bağlantılı olarak düşündüğümüzde ise Türkiye, sadece Türkçe’nin değil ancak istisnasız tüm dillerin korkusuzca konuşulduğu ve insanların kendilerini muhakkak güvende hissedip vatan olarak seçmek istedikleri zaman bölgesel cazibe merkezi olarak yukarıda bahsedilen konuma ulaşabilecektir. O zaman hep beraber göreceğiz ki sahip olduğumuz farklılıklar aslında en büyük gücümüzdür.
 
Üçüncü konu Bursa’da esnafın meydan dayağı ile ilgili, bu konunun çok dışında olduğu için ayrı bir girdi ile değerlendireceğim.
Bu yazı Haberler ve politika içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s