İş bulamıyorsanız girişimci olun!

Dün Startup Weekend isimli organizasyon için “mentorluk” yaptım. Proje geliştiren yedi takımdan bazı konularda fikrimi merak edenlere basit anlamda danışmanlık yaptım yani. Böyle düşününce, muhtemelen Türkiye’nin oldukça pahalı teknoloji danışmanlarından biriyimdir ve bundan bedava yararlanmak için sadece 2 takımın istekli olması neden girişimcilerden ziyade kurumsal şirketlerle çalıştığımı daha iyi anlıyorum.

Girişimci adaylarının büyük bir kısmında ciddi iş tecrübesi ve iş disiplini göremediğimi düşünüyordum (istisnaları, ki başarılı olma şansları çok daha yüksek tenzih ederim) dün Özyeğin Üniversitesi rektörü Prof. Erhan Erkut’un konuşması durumu aydınlattı. Ancak şüpheci egom hemen devreye girdi ve artık başka sorularım. Muhtemelen Erkut hocanın cevaplaması gerekecek sorular, bu yüzden bu yazı da kendisine açık mektup olsun. Koca rektör gelip blogu cevaplayacak değil ya..

Hoca diyor ki, dünyada iş arayan 3 milyar kişi var ama sadece 1,5 milyar iş var. Bu yüzden girişimciler lazım. Koca rektör dediğine göre işin bilgi kısmı, yani cümlenin birinci yarısının doğru olduğu kabul ediyoruz. Bu durumda özellikle birçok yeni mezun ama daha kötüsü çoğu doğru düzgün eğitim almamış yüzmilyonlarca insan işsiz, korkarım aşsız. Gelelim cümlenin ikinci yarısına. Hocam diyor ki, girişimci deyince biz öyle köşedeki bakkalı, kobiyi kastetmiyoruz, sonra da ekliyor tabii onlara da saygımız var, kötü bir şey değil yaptıkları.. Konuşmanın heyecanına verelim, demek istediği (herhalde, ya da akıl okumaya başladım) bu etkinliklerde aradıkları teknoloji girişimleri (tech startup dedikleri). Yine konuşmanın heyecanına verirsek, kobi’leri beğenmeme faslı da bir dil sürçmesi olsa gerek, zira Türkiye ekonomisinin %80’ini kobiler ayakta tutuyor. (Büyük şirketlerden daha verimsiz ve düşük karla çalışıyorlar ama bu başka yazıların konusu.) Bu şartlar altında dahi hocam haklı, işsizlikle başa çıkmanın en doğru yolu yeni şirketlerin kurulması, yani yeni girişimler, daha çok kobi (hatta biraz verimsiz olması belki daha iyi, 10 kişinin yapacağı işi 12 kişiyle yaparak biraz daha istihdam yaratabilir – başkasının cebinden sosyal transfer :).)

Peki kim olmalı bu girişimci? İşte soruları başladığı yerler. Sayın rektör öğrencilerine girişimci olmayı tavsiye ediyor. Tıpkı amerikan rüyası gibi, okulu bitir, garajda şirket kur, milyarder ol.. (Heyhat bizim apartmanlarda garaj olmadığı için belediye kaldırımlarımızı parayla kiralıyor.) Hocama üç sorum var, olurda bir şekilde cevaplarsa memnun olurum, aydınlanırım:

1. En parlak öğrencilerine girişimci olmayı mı yoksa akademisyen olup okulda kalmayı mı tavsiye ediyor? Eğer en iyilere girişimci olun diyorsa, bu işi beceremeyecek olanlara mı okulda kalın diyor?

2. Türkiye yazılım sektöründeki temel sorunlardan biri nitelikli elemanı (rekabet edebilir ücret seviyelerinde) bulmakken, sermayesi, tecrübesi ve birçok konuda bilgisi bile olmayan  yeni mezunları kaynakları kısıtlı bir alanda şirket kurarak hangi işsizliğe engel olacağını düşünüyor? Başarısız eğitim veren üniversitelerin işletme bölümlerinden mezun olan öğrencilerine mi? Zira iyi mühendis mezun varsa zaten anında iş buluyor, hatta mühendis olmasın ama kod yazabilsin, kapı hep açık.. İşsizlik sadece iş olmamasından kaynaklanmıyor, eğitim kalitesi ve eğitimin hiç olmaması gibi yapısal nedenler ne olacak?

3. Özgeçmişinden anladığım kadarıyla sayın hocam saygın bir akademik kariyere sahip. Önemli okullarda okumuş ve çalışmış. Bu özgeçmişte kurduğu bir şirkete rastlayamadım (özel sektör tecrübesi dahi göremedim, sadece akademi ama..), yanlış biliyorsam konuyla alakası açısından da önem taşıdığını düşünüyorum, düzeltirse çok mutlu olurum. Zira birinci maddeyle de alakalı olarak, kendisinin bu güne kadar bir girişimi olmasının sebebi acaba her zaman çalışabilecek iyi işler bulmuş olması mı? Bu durumda girişimciliği, bir yerlerde işe giremeyecek mezunlar için mi düşünüyor?

Bu işte bir terslik olduğu düşünen sadece ben miyim?

Bu yazı Strateji içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to İş bulamıyorsanız girişimci olun!

  1. günaydınlar çok güzel bir öz eleştiri olmuş.
    girişimcilerin öğrenme zamanı,bir kurumda çalışarak olmalı.
    bize girişimcilik dersi veren hocalarımız girişimcilik hikayesine pek rastlamıyoruz.
    Bunu kendilerine sorduğumuzda, girişimcilik sadece bir vergi levhası bir yer açmak değil.Kurum içindede girişimci olabilirsin diyorlar.Burada konu iyice karışıyor.

    • kozsu dedi ki:

      Merhaba Serdar, güzel yorumun için teşekkür ederim. Gerçi pek öz eleştiri olarak düşünmemiştim, zira kendimi sorumlu tuttuğum bir nokta yok burada.

      Kurum içi girişim konusu ise ilginç bir konu. Entrepreneur (girişimçi) yerine kullanılan “intrapreneur” (iç/dahili girişimci?) terimi, bir internet/intranet benzetmesi kurguluyor. Olabilir mi? Eh! Neden? Şöyle açıklayayım, vergi levhası var ya, hani hocanızın gerek yok dediği, işte o sizi öyle bir köşeye sıkıştırır ki, ay sonunda maaş, sigorta, vergi, kira vs vs ödeme kaygısını duymuyorsanız, batarsa kaybedeceğiniz sadece maaşınız (peki bir takım opsiyonlar ve hisseler, ama cebinizden kaybınız yoksa) ne kadar girişimci bir ruha sahip olursanız olun bence girişimci değilsiniz.. Bu kadar basit, aksini ancak vergi lehvası olanla tartışırım, gerisi haricen gazel okuyor..

  2. 1Milimetre dedi ki:

    Güzel özetleri bir yazı olmuş Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s